English Deutsch Français Español Pусский Polski Nederlands Shqip Swahili Azeri Türkçe  
 

AHMED BÂKİ

 
 

Blog / 2006 Ağustos

Beyni korumak


28 Ağustos 2006 Pazartesi

Ahmed Bâki

Soru: Akıl yürütmelerim sonucu kafamda bazı konularda soru işaretleri oluştu. Dinimize göre alkol haram. Ama bilimsel olarak doktorlar kırmızı şarabın haftanın belli günlerinde (1-2 gün) belirli ölçülerde alınması halinde bir zararının olmayacağını aksine kalbe yararının olduğunu savunuyorlar. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?..

Cevap: Sağlığa yararı hangi organ yönünden?.. Zararında esas alınan hangi organ?..

Öncelikle bunu iyi değerlendirelim ve bir gerçeği kavrayalım! DİN'de uzak durulması bildirilen düşünce, davranış ve uygulamalar, asla ötedeki bir tanrıyı razı etmek için değil, tamamıyla insan içindir! Kur'an-ı Kerim ve hadislerde bildirilenler, ötedeki bir tanrının insanlardan beklentileri veya emirleri değil, sisteme dair gerçeklerin bilgisidir! Ayrıca, dünyada bırakılıp gidilecek şeyler değil, sonuçlarıyla ahıret yaşamında karşılaşacak gerçekler insanlara bildirilmiş, ona göre tavsiyelerde bulunulmuştur. Dileyen değerlendirir, sonuçlarını yaşar; dileyen de görmezden gelir, sonuçlarına kendi katlanır!

Hamilelikte alkol alan annelerin çocukların beyinlerinin ileri derecede hasar gördüğü, dünyaya geldiklerinde öğrenme özürlülüğü gibi zeka sorunları ile karşılaştıkları bilimsel araştırmalarla tespit edilmiş gerçekler. Alkolün genler üzerindeki etkileri ise çok daha vahim sonuçlar doğurabilmektedir. Buna göre bireyin alkol alarak kendi beynine verebileceği zararı siz değerlendirin!

Sıradışı keşifler: İnsansıyı "insan" yapan mutasyon


17 Ağustos 2006 Perşembe

Ahmed Bâki

Web sitemizdeki "BİLİNCİN ARINIŞI" isimli kitapta, "insansı"lar arasında ilk "insan" olarak Hazreti Adem'in oluşumunun, Kur'an'daki ifadesiyle belli bir kıvama -sevveytu- geldikten sonra "Allah'ın ruhundan üflemesi" diye işaret edilen ve modern bilimde "mutasyon" kelimesiyle tanımlanan genetik değişim sonucunda gerçekleştiği açıklanmaktadır.

Aynı paralelde, bu ayki İngiliz bilim dergisi Nature’da Kerri Smith imzasıyla "Homing in on the genes for humanity" başlığıyla yayımlanan makalede de, düşünen "insanı" genetik olarak kendinden önceki varlıklardan farklılaşma yoluna sokan mutasyondan ve neticede aniden ortaya çıkan ve sadece insanda varolan düşünce yetisiyle ilişkili bir genin tespitinden bahsediliyor.

Makalenin çevirisinden önce, 1995 yılında yazılmış "BİLİNCİN ARINIŞI" isimli kitaptaki "İnsansılar ve İnsanlar" başlıklı bölümden,  konuya dair şu bilgileri hatırlayalım:

"Kur'ân-ı Kerîm’de Adem'in ilk insan türünden bir varlık olduğuna dâir hiç bir âyet yoktur!. Kur'ân'daki bu açıklama "yeryüzünde Halife meydana getirileceği" yolundadır..

İslâm dini neden bir devlet yönetimi önermez?


14 Ağustos 2006 Pazartesi

Ahmed Bâki

DİN hükümlerini yerine getirmeyi, devlet otoritesine itaat düzeyinde algılama yanılgısı çok büyük bir kayıptır! Bu tür bir temayülün uzantısı olarak, DİN’i “devletleştirerek” ondan medet umma çabası da, DİN’in orijinal değerleriyle anlaşılmasına ve yaşanmasına büyük engeldir!

DİN’i, devlet düzeyine getirmeye çalışmak onu yüceltmez; tam aksine, ALLAH sistem ve düzeni olan DİN’in, evrensel ve manevi değerleriyle anlaşılmasını örter!

Kur'an-ı Kerim'de açıklanan ALLAH sistem ve düzeni, kâinata hakim, her zerrede her an kesintisiz aksamadan yaşanıyor; bunu algılayamıyorsanız ve bu size "insanlığınızın" gereğini yaşatamıyorsa, ne servetler, ne devletler sizin eksiğinizi telâfi edemez!

Yok eğer, Allah ismiyle işaret edilenin ne olduğunu öğrenebilmişseniz ve bu bilgi ışığında imanlı bakışla insanlığınızın gereğini yaşayabilenlerdenseniz, o zaman da sizin bu dünyadan hiçbir şeye "ihtiyacınız" olmaz!

Beyin performansını arttırmak için


10 Ağustos 2006 Perşembe

Ahmed Bâki

İlgilenenlerin, dünyada beyin performansının artırılması konusunda neler olup bittiğini görmeleri açısından İngilizce hazırlanmış iki site.

Birincisinde (brainquicken.com) nöral hızlandırıcılar sayesinde ilk dozdan 30 dakika sonra, odaklanma, hatırlama ve reaksiyon hızı gibi alanlarda beynin performansını %35 düzeyinde artırmaya başladığı belirtilen diet ürünleri... Harvard, Princeton, Yale, Oxford ve Tokyo Üniversitelerinde öğrenciler üzerinde, ayrıca profesyonel atletlerce 6 yıldan beri denendiği belirtiliyor... 60 günlük deneme ve iade garantisi de veriliyor...

İkincisinde  (transparentcorp.com) ise beyin dalgalarını stimüle ederek zihinsel yetenekleri artırdığı ve kişisel gelişim sağladığı; yanısıra stres gibi etkileri azalttığı belirtilen bilgisayar programları...

Yanlış okumadınız, beyin programlayan haplar ve bilgisayar yazılımları bunlar. Sınırlandırılmış versiyonlarını ücretsiz indirip deneme imkânı da sunuluyor yazılımın sitesinde. Programın sloganı bildik bir amacı tekrarlıyor:

"İstekleriniz ile gerçekleştirme yeteneğiniz arasındaki mesafeyi kapatır!"

Şampuan alarmı


09 Ağustos 2006 Çarşamba

Ahmed Bâki

Beyin sağlığı ile ilgili konulara daha önceki yazılarımızda da yer vermiş ve piyasada satılan fakat sağlık açısından sakıncaları tespit edilen bazı maddeleri duyurmuştuk. Gazlı içeceklerde zenginleştirilmiş fosforik asit, diet ve light türü içeceklerdeki tatlandırıcılar, aspartam, kepek  olmasını önleyici bazı şampuanlar ve bazı deodorantlarda bulunan, ayrıca ambalaj malzemesi ve mutfak kaplarında kullanılan alüminyum bunların arasındaydı.

Bu kez, gazetelerde yeralan yeni bir haberde, ABD'nin Kuzey Carolina Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, şampuanların içinde bulunan "Dietanolamine" isimli maddenin, zamanla beyindeki hafıza ile ilgili hücreleri öldürdüğü açıklamaları yeraldı. Haberde şu bilgiler açıklanıyor:

"Fareler üzerinde testler yapan bilim adamları, bu maddenin deri altına etki ederek beynin hafızayla ilgili bölümündeki hücreleri öldürdüğünü tespit etti. Hamilelerin daha da dikkatli olması gerektiğini belirten uzmanlar, anne karnındaki bebeğe de geçen maddenin beyin gelişimini etkileyebileceğine dikkat çekti."

Bunları not etmekte ve birşey satın alırken ambalaj üzerinde bulunması zorunlu içerdiği maddeler kısmını dikkatlice okumakta fayda var.

www.ahmedbaki.com

Sırrın özü: Dua


08 Temmuz 2006 Salı

Ahmed Bâki

Duanın, ötedekinden talepte bulunmak değil, "özündeki güçleri ortaya çıkarmak" olduğunu ilk kez açıklayan, 1991 yılında yazılmış web sitemizdeki Dua ve Zikir isimli kitaptan:

"Duanın oluşmasını sağlayan ana güç, insana dışarıdan gelmeyip, tamamıyla, insanın varlığında mevcût olan Allah isimlerinin manevî gücünden ortaya çıkmaktadır.

Kısacası dua, kişinin kendindeki ilahî güçler eşliğinde isteklerini gerçekleştirme faâliyetidir.

Rasûlullah Muhammed Mustafa aleyhisselâm şöyle bir açıklama getiriyor "dua" konusuna:

"Dua ibadetin özüdür."

Elbette ki duanın bir tekniği ve bilimsel açıklaması vardır.

Duanın gerçekleşmesinde en önemli faktör, kişinin kendisini aradan çıkartarak; dilinde duayı okuyan, beyninde o talebi oluşturan olarak Hakk'ın kalmasıdır. Bu takdirde: "O bir şeyin olmasını dilerse, ol der, ve o şey olur."

"Secret", "B" sırrı ile okunursa


4 Ağustos 2006 Cuma

Ahmed Bâki

The Secret filmindeki açıklamalara dair yine bir okuyucumuzun mailiyle paylaştığı değerlendirmeleri:

"Konuya Üstad Ahmed Hulûsi'nin açtığı pencereden bakacak olursak, tespitlerimi kısaca sıralamak isterim:

Ötede bir Allah farz ediyor iseniz, otomatik olarak bir siz, bir de Rabbiniz ikilemine düşersiniz ki, şirkin alâsıdır bu!.. Ancak... Madem ki irade tek, madem ki varlık tek ise, çekim yasası ile benim beynimi kullanan da o tek iradeden başkası değil!..

Bizler 'B' sırrını Üstad'dan öğrendik. Arapça'da 'B' harfi, cer'i "beraberlik, birliktelik, ayrılmazlık" bildirir. Bİ-LLAHİ dediğimizde, beraber olduğumuz, kendisinden ayrı ve bağımsız olmadığımız "tekil yapı" ile olan ilişkimizi fark etmiş oluruz.

The Secret, 'B sırrı' ile beraber yoğrulduğunda aykırı olan bir yönü yok!..

"Secret" hakkında kritikler


4 Ağustos 2006 Cuma

Ahmed Bâki

Geçen ayki blogda duyurduğumuz the Secret filmini izleyen okuyucularımızdan aldığım birkaç kritiği sizlerle paylaşıyorum.

"Daha önce ben de bu insanlar gibi "düşünceler hayatımızı yaratır" şeklinde düşünüyordum. Yapılan çalışmaların düşünceleri yoğurmak ile ilgili olduğunu düşünüyordum...

Sanırım cin kanalıyla gelen bu bilginin atladığı (ya da bilerek eksik bıraktığı) çok önemli bir nokta var.

Sizin ve Ahmed Hulûsi'nin anlattıklarının ışığında düşününce, çok önemli noktaların ihmal edildiğini düşünüyorum.

Zahirde gördüğümüz herşey Allah'ın iradesinin açığa çıkmasından başka birşey değildir, dedik. Batınımızda kalanlar da aynı şekilde ama onlar bize açılmadığından zaten bilemiyoruz ne olduklarını. Bu durumda, "düşünceler yaratır", ya da "ben düşündüğümü yaratırım" tarzı düşünceler şirk koşmaktan başka birşey olmuyor herhalde.

Tesbih namazı


1 Ağustos 2006 Salı

Ahmed Bâki

Üç ayların bereketinden istifade etmek isteyenlere bir hatırlatma olması bakımından, Dua ve Zikir kitabında Tesbih Namazı bahsinde verilen bilgilere burada tekrar dikkatinizi çekiyoruz...

Din'in, günümüzde orijinal kaynaklardan öğrenilmesi yerine, çoğunlukla kulaktan dolma bilgilerle hocalardan veya etraftan öğrenilmesi yüzünden tesbih namazı maalesef unutulmuş bir uygulamaydı ve yaygın değildi. Şükrederiz, uzun yıllardır özellikle Dua ve Zikir kitabından yayılan bilgiler sayesinde birçok insan bu değerli çalışmadan istifade etmektedir. Allah her isteyene kolaylaştırsın...

Bu çok değerli namazı, Efendimiz Hazreti Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Abdulmuttalib'in oğlu amcası Abbas (radıyallâhuanh)'a öğretmiştir.

Abbas bir gün Rasûl-i Ekrem'e sorar, der ki:

−Yâ Nebîyallah, ben hayli yaşlandım, zamanımı geçirdim. Bana öyle bir şey öğret ki, bunca boşa geçen yıllardan sonra birşeyler yapmış olarak huzurullâhta yerimi alayım!..

İşte bunun üzerine Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:

 

Anasayfa

Tüm A.H. Eserleri

Site Haritası

 

Arşiv


2007 Kasım

2007 Ekim

2007 Nisan

2007 Mart

2007 Şubat

2007 Ocak

2006 Aralık

2006 Kasım

2006 Ekim

2006 Eylül

2006 Ağustos

2006 Temmuz

2006 Haziran

2006 Mayıs

2006 Nisan

2006 Mart

2006 Şubat

2006 Ocak

2005 Aralık

 

 

Diğer Sayfalar


Holografik Bakış

Aynadaki Evren

GİZ'li Gülşen

Balın Tadı

DİN'i Anlamada Reform

Hayret

Hazine

Son Misafir

Online Sohbetler 

 

Yayınlanmış Kitapları


Holografik Bakış

(2005)

Aynadaki Evren

 

(2005)

GİZ'li Gülşen

(2001, 2003, 2005)

 

Ahmed Bâki'nin kitaplarını ve yazılarını sitemizden indirebilir; orijinaline sadık kalmak kaydıyla ve kaynak belirterek dilediğiniz yoldan karşılıksız paylaşabilirsiniz. Sitemizdeki eserlerin hiç biri için telif hakkı talebimiz yoktur.

 

 

 


» Üstteki lisanlardan ana sayfalara gidebilirsiniz

» Üstteki yazdır linki ile sayfanın tüm metinlerini yazdırabilirsiniz (devamlarını açmayı unutmayın)

» Metinlerin altındaki yazıcı ikonuyla o metni yazdırabilirsiniz

» Üstteki menüden tavsiye et'i seçerek veya yazıların altındaki ikona tıklayarak bu sayfayı e-mail adresini bildiğiniz kişilere önerebilirsiniz

» Kısa e-mail gönderebilirsiniz


 

 

42290 kez okundu.

karşılıksız bilgi paylaşımı @ www.ahmedbaki.com/turkce/blog