English Deutsch Français Español Pусский Polski Nederlands Shqip Swahili Azeri Türkçe  
 

AHMED BÂKİ

 
 

Blog / 2006 Eylül

“Kurtla kuzuyu ayırmaya geldim!”


19 Eylül 2006 Salı

Ahmed Bâki

Hazreti İsa aleyhisselâmın şu sözü rivayet edilir:

“Sanmayın ki ben sizi biraraya toplamaya geldim; ben kurtla kuzuyu ayırmaya geldim.”

Zamanın işaretlerini görebilenler pek az...

Görenler içinde de, gördüklerini dar pencereden kurtulup geniş bakışla kavrayabilenler pek az...

Oysa, değişimin boyutları sanılandan çok büyük!

Hiç farkında değiller “yenileyici ruhun” neler oluşturmakta olduğunun...

Tüm insanlığın yaşamının ve düşünsel değerlerinin nasıl yenilendiğinin...

Basîret sahibi olmayanlar fark edemese de, nasıl açığa çıkardığını herşeyin iç yüzünü...

Geniş pencereden bakıp gören az olsa da, olanların, aslında kurtla kuzuyu birbirinden ayırmakta olduğunu...

Adam gibi tanrı(!)


15 Eylül 2006 Cuma

Ahmed Bâki

Gözden kaçan önemli bir incelik şu:

Adları ve ünvanları veya insanların gözlerindeki mertebeleri ne olursa olsun, “yukarıdaki tanrı” hayaliyle yaşayan kişiler, olayları hep o tanrının herkese eşit davranması gerektiği beklentisi ile ele alırlar. Sonra, sorular sorarak kendilerince gerçeği sorguladıklarını sanırlar:

“Tanrı neden farklı dinler göndermiş?” “Neden kutsal kitaplar birbirinin aynı değil?” “Birindeki yasak diğerinde niye yok?” vs...

Bu türden soruların altında, yaşamı, yaşandığı şeklinden yola çıkarak şartlanmasız bir gözle anlamak yerine, tanrıdan tanrılık beklentisinin yattığı çoğu zaman gözden kaçar! Oysa, bir “tanrı varsayımı” ve ondan “tanrılık” beklentisidir aslında sorgulamaya iten çoğu zaman...

Tanrı gibi tanrı, hatta adam gibi tanrı olsun isterler! Tanrının, doğru dürüst bir tanrı olmasını bekler, fakat yaşananlara bakıp, tanrının, bekledikleri tanrı gibi davranmadığını görünce de, bu kez üstü örtülü olarak o tanrının tanrılığını sorgulamaya başlarlar!..

Misal ve benzetme yollu işaretler


7 Eylül 2006 Perşembe

Ahmed Bâki

Misal ve benzetme yollu işaretler diyoruz... Bununla kastedilen nedir? Misal ve benzetmelerin kapsamı ne kadardır? Misal ve benzetmeler nerede başlar, nerede biter?..

Kur'an'ın ruhuna yönelebilmek için bunlar çok iyi düşünülmesi gereken konular...

Son birkaç yazımızda vurgulanan ana noktaları iyi değerlendirebilirsek eğer, “misal” ve “benzetme” ile kastedilenin, zannedilenden çok daha geniş boyutlu olduğunu görebiliriz.

Sadece anlattığı kıssalarla veya kullandığı benzetme yollu tanımlamalarıyla değil, nesnelere işaret ederek dile getirdikleriyle dahi, Kur'an, bir ruha, bir bilince, bir anlayış ve kavrayış disiplinine yönlendirmektedir inananları! Lafzı itibariyle, nazil olduğu günün koşullarında dillendirildiği şekliyle bize ulaşmış olsa dahi, o yüce Kur'an'ın işaretleriyle açıkladıkları, herhangi bir dönemin anlayışıyla kayıt altına alınamayacak, zamanüstü bilgidir.

Bu gözle bakabilirsek eğer şunu görürüz:

Kur'an-ı Kerim, misal ve benzetme yollu işaretleriyle, sistemin işleyişinin kanunlarını ve insanların ihtiyacı olan şeyleri “ideal” yani “düşünsel” boyutlarıyla açıklar! İşaretlerinden gaye, inananları, gösterdiği ideale yönlendirmektir.

Dünyada âma ise...


6 Eylül 2006 Çarşamba

Ahmed Bâki

Ölümü tadıp öbür dünyaya geçen kişiyi melek karşılamış ve şöyle demiş:

“Sana bir iyi haberim var, bir de kötü! Hangisini önce istersin?”

Heyecanla istemiş:

“Önce iyi haberi!”

“Bundan sonra ebediyen yaşayacaksın, ölüm diye bir şeyle asla karşılaşmayacaksın!..”

Sevinerek sormuş:

“Kötü haber?”

“Dünyadan kör olarak buraya geçtin, burada da kör olarak yaşayacaksın! Dünyada görmekten mahrum kaldıklarını burada da sonsuza dek göremeyeceksin!”

...

İsimlerin ardını göremeyenler, orada da ebediyen göremeyecek, isimlerle kavgasını sürdürecekti...

www.ahmedbaki.com

Haram olan ne?


2 Eylül 2006 Cumartesi

Ahmed Bâki

Bir kez şartlanılan bakıştan kurtulmak, sonrasında çok zor!.. Şartlanmasız düşünebilmek, hele hele tanrı şartlanması olmadan bakabilmek ise belki zorların en zoru...

“Beyni korumak” başlıklı bir önceki yazımızda vurgulamak istediğimiz ana nokta tam ve doğru anlaşılamadığı için yeni bir yazıyla konuya biraz daha açıklık getirme zorunluluğu doğdu.

Bana ulaşan bazı mesajlarda, konunun “alkol” meselesi şeklinde algılandığını, bu sebeple daha önceden neden yasaklanmadığı, ya da zararı varsa faydası olamayacağı vb.  şeklinde soruların ön plana çıktığını görmekteyim. Oysa yazının başlığından da anlaşılabileceği üzere, nesneye değil, beyne zarar vermeye odaklı idi konu...

Haram diye bildirilen şey niye haram? Ötedeki bir tanrının yasağı sözkonusu olmadığına göre bu sorunun cevabı çok önemli ve bunu iyi düşünmek gerek! Eğer yukarıda oturan bir tanrının koyduğu emir ve yasaklar sözkonusu olsaydı, o zaman düşünmeye hiç gerek olmazdı. Oysa, Kur'an, gerçekleri misallerle açıkladığını vurgulayarak sıkça “düşünmemizi, anlamamızı, verilmek isteneni idrak etmemizi” öğütlüyor...

 

Anasayfa

Tüm A.H. Eserleri

Site Haritası

 

Arşiv


2007 Kasım

2007 Ekim

2007 Nisan

2007 Mart

2007 Şubat

2007 Ocak

2006 Aralık

2006 Kasım

2006 Ekim

2006 Eylül

2006 Ağustos

2006 Temmuz

2006 Haziran

2006 Mayıs

2006 Nisan

2006 Mart

2006 Şubat

2006 Ocak

2005 Aralık

 

 

Diğer Sayfalar


Holografik Bakış

Aynadaki Evren

GİZ'li Gülşen

Balın Tadı

DİN'i Anlamada Reform

Hayret

Hazine

Son Misafir

Online Sohbetler 

 

Yayınlanmış Kitapları


Holografik Bakış

(2005)

Aynadaki Evren

 

(2005)

GİZ'li Gülşen

(2001, 2003, 2005)

 

Ahmed Bâki'nin kitaplarını ve yazılarını sitemizden indirebilir; orijinaline sadık kalmak kaydıyla ve kaynak belirterek dilediğiniz yoldan karşılıksız paylaşabilirsiniz. Sitemizdeki eserlerin hiç biri için telif hakkı talebimiz yoktur.

 

 

 


» Üstteki lisanlardan ana sayfalara gidebilirsiniz

» Üstteki yazdır linki ile sayfanın tüm metinlerini yazdırabilirsiniz (devamlarını açmayı unutmayın)

» Metinlerin altındaki yazıcı ikonuyla o metni yazdırabilirsiniz

» Üstteki menüden tavsiye et'i seçerek veya yazıların altındaki ikona tıklayarak bu sayfayı e-mail adresini bildiğiniz kişilere önerebilirsiniz

» Kısa e-mail gönderebilirsiniz


 

 

54016 kez okundu.

karşılıksız bilgi paylaşımı @ www.ahmedbaki.com/turkce/blog