English | Deutsch | Français | Español | Pусский | Polski | Nederlands | Shqip | Kiswahili | Azeri | Türkçe

 

"Tasavvuf ve Modern Bilimin açıklamaları ışığında
düşünsel derinliğiyle İslâm Dini..."

açılış sayfam yap

favorilerime ekle

arkadaşıma gönder

 
Karşılıksız Paylaşım

Hiçbir eserimiz için telif hakkı talebimiz yoktur.

Tüm yayınlarımız, Hazreti Muhammed (aleyhisselâm)'ın "Allah" ismiyle neyi bildirip açıkladığının öğrenilmesi ve "Din" denilen sistemin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tamamına ücretsiz olarak ulaşabilir, YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilminin karşılığı alınmaz.

 

Mecaz çukurundan kod çözücü anlayışa

Ahmed Bâki

24 Şubat 2007

Mecaz çukurundan çıkıp yeni ufuklara doğru yol almak isteyenler, "Kur'an Mucizesi Ekberiyet" başlıklı yazıdan şu cümleleri unutmayacaklardır...

“KUR'AN, defalarca, akıl sahiplerine hitap edip, “biz misallerle anlattık hâlâ bu misaller üzerine düşünmeyecek misiniz” (İsra-89) dediği halde; “…efala ta’kılun”?.. (En’am-32) “Niye AKLINIZI kullanmazsınız?” dediği halde... Niçin bizler hâlâ, gerek Kur'an ve gerekse Hadislerde benzetmelerle anlatılan olayları, kelimelere takılıp, somut ve birebir olarak kabulleniyor, bunların birer işaret olduğunu farkedemiyoruz?"

Bu sorgulamanın en başta kazandırması gereken önemli bir açılım şudur:

İşin başı, anlatılanların, aklımızı kullanarak çözmemiz gereken "misal ve semboller" olduğunu kabul edebilmektir...

Önce bu kabulü özümseyebilmeliyiz ki, ondan sonra da bu yönde gerekli faaliyete geçebilelim.

Dile gelenleri, bir gerçeği açıklayan "kesitsel veriler" olarak kabul edebilmek... Anlatımda kullanılanları, birebir nesneler olarak değil, sadece açıklandıkları günün ve ortamın koşullarında dile gelen "kelimeler", gösterilebilen "nesneler", işaret edilebilen "semboller", anlamaya yaklaştıran "benzetmeler" olarak kabul edebilmek... Kastedilenlerin, kelimelerin karşılığı olan birebir "nesneler" değil, onların misal olarak anımsatılması suretiyle okuyan bilince kazandırılmaya çalışılan bir "hissetme, düşünme ve değerlendirme sistemi" olduğunu kabul edebilmek...

Aksi halde, anlatılanları düpedüz kelimede kalarak alıp anladım sanmak; onlara, aklımızı kullanarak çözmemiz gereken "misal ve semboller" olduğu bakışıyla yaklaşmamak, daha baştan bilincin "yeni" bakışlar kazanmasına mâni olmak ve kendi ufkunu kapatmak anlamına gelir. Bu da, sınırlı mantık ve şartlanılmış bakış açıları ötesinde hiçbir yeni şey kazanamadan kitabı kapamak ile sonuçlanır. 

Gerek Kur'an ve gerekse Hadislerde anlatılan olayları, kelimelere takılmayıp, somut ve birebir olarak kabullenmenin ötesinde, bunların birer işaret olduğunu, benzetmeler olduğunu kabul ediyor ve bu düşünceden yola çıkıyor muyuz? İlk farkedilmesi gereken nokta bu!

Neden?.. Bunun cevabını da yazıdan hatırlayalım:

"Çünkü, Risâlet Nuru, zaman ve mekân ötesi bir boyuttan, tüm zaman ve mekânları müşahede eden bir kaynaktan gelmektedir."

Bu cümlenin işaret ettiği farklı gerçekler bir yana, en azından "Kur'an kıyamete kadar bâkidir" hükmünün gerçeğini yaşayabilmek yolunda, kazanılması gereken bakış budur...

Dolayısıyla...

"Risâlet Nuru kaynağından gelen bilgilerde… Gerek dünya ve gerekse ölüm ötesi yaşam boyutu ile ilgili işâret kelimeleri, o kelimenin, geçmişteki anlamı ile değil; o kelimenin yaşanılmakta olan süreçte ulaşılmış en derin kavramı itibariyle anlaşılmalıdır. Yani, kelimenin 1400 küsur yıl önceki birebir düz manası ile değil. Uyarının yapıldığı devirdeki anlayış neyse, zorunlu olarak o seviyeden bir kelime kullanılması, anlamın o kelimedeki mânâ ile sınırlı olmasını asla getirmez." [A.H.]

O halde, bunun için öncelikle “biz misallerle anlattık; hâlâ bu misaller üzerine düşünmeyecek misiniz” ayetiyle vurgulandığı üzere, "anlatımların misal ve benzetme yollu olduğu" düşünce ve değerlendirme sistemini temel edinmek gerekir, bir...

Bu düşünme ve değerlendirme sistemini edinebilmek için “Niye AKLINIZI kullanmazsınız?” ayetiyle vurgulandığı üzere, "anlamak için aklımızı kullanmanın, yani işaretlerin gerisindeki anlamları 'çözmenin' bir zorunluluk olduğu" düşünce ve değerlendirme sistemini temel edinmek gerekir, iki...

Ancak bundan sonradır ki, bu zeminde düşünebilen ve değerlendirebilen için Kur'an şifreleri açılabilsin... Yoksa, düz bir mantıkla o evrensel bilgiyi, sıradan nesneler ve şekillerle sınırlandırmaktan öteye geçilemez.

Bununla birlikte, tüm bunları kabul edip böyle bir düşünce zemininde değerlendirme yapabilmek için de, en temel bir zorunluluk olarak, "tanrı" kabulünü, ötedeki tanrı zannını ve o tanrının buyrukları vehmini aşmış olmak gerekir... Özgürce düşünmenin önünde engel tanımamak gerekir!

İşte bu sebeple, düşüncesindeki "tanrı" kirliliğinden arınmamış olanların bu şifrelerle verilmek istenen mesajlara erişemeyeceği yine o Kitap'ta vurgulanmış: Lâ yemessehu illel mütahharun! "Teması olmaz ona, arınmış olanlardan başkasının!"

Kuran 'oku'mak için yapılması gereken hazırlıktır bu! El-yüz yıkamakla değil, zihnimizde bu bahsettiğimiz düşünsel arınmayı gerçekleştirebilmekle ancak "hazır" olunabilir Kur'an "okumaya"...

Bir yandan tüm bu açıklamalarla düşünen beyinler için yepyeni ufuklar aydınlanırken, öte yandan, ne yazık ki, insanların inançlarına yön vermeyi vazife edinmiş ama "tanrı" kirinden kurtulamamış çoğu nakilci kişiler, benzetme veya işâret yollu verilen misalleri, verilmek istenenin hâlâ "birebir somut gerçeği" sanıp, tüm insanları da kendileri gibi taklitçi anlayışa yönlendirmeye devam etmektedirler!

O gün ortada olan sembollerle anlatımı kabul edemeyenler, "kitapta geçmiştir" diyerek günümüzde örneğin alkolü haramdan sayıp, "kitapta geçmemiştir" savıyla sigara, uyuşturucu ve benzeri türden beyne zarar vericilere karşı alınması gereken tavırda tereddütten kurtulamıyorlar... Sebep, kafalarındaki tanrı yüzünden kitabı tanrının buyruknamesi, içinde işaret edilenleri de birebir "somut nesneler" sanmaları...

Kur'an'ın verdiğinin bir düşünce ve değerlendirme zemini olduğunu farkedememek sebebiyle, "haram diye nitelendirilen kaçınılması gereken" şeyi, kendilerindeki "hissediş, yöneliş ve arzu" olarak anlamak yerine, dışarıdaki "nesne" olarak yorumlayanlar, sonuçta da hoşgörü ve sevgiden uzak, baskıcı, zorlayıcı bir dinsel anlayışla başbaşa kalıyorlar. Önceki aylarda "Haram olan ne?", "Misal ve benzetme yollu işaretler" başlıklı yazılarımızda da bu hususa yer vermiştik.

Kur'an-ı Kerîm'i değerlendirme kapısını açan kod çözücü anlayışa bu şekilde değindikten sonra, yazıdan önemli bir noktaya dikkat çeken satırları burada yeniden okuyalım:

"Demek istediğimizi anlayan için, bu çok çok önemli bir Kurân dekoderidir; ve dahi, o “Bilgi Kaynağı”nın niçin kıyâmete kadar geçerli olduğunun açıklamasıdır. İşte bu anlayış, bu anahtar, Kurân dinamiğidir..."

 

          

 

Bu duayı iyi dinleyin

Ahmed Bâki

12 Şubat 2007

Aşağıdaki videoda, geçtiğimiz aylarda blog sayfalarında "Matrix" ve Kurtlar Vadisi Irak" başlığı altında bahsettiğimiz filmden alınmış, düşündürücü bir duanın seslendirildiği bölüm yeralmakta. Sözkonusu yazımızda, filmin bir savaş ortamının içerisinden filizlenen ve insanlara yol gösteren mesajlar içerdiğinden bahsetmiştik. Sitemizdeki kitapları okuyanların dikkatini çekecektir burada dile getirilen bakış açısı. Tüm suallere cevap olmasa bile, birçok soru cevap bulabilecektir belki de bu bakışla... Yeni şeyler düşünmek için bir hatırlatma ya da...

Adem (aleyhisselâm) da cennetten kovulduğunda, "Biz nefislerimize zulmettik" diye içine düştüğü halden kurtulma ümidiyle bağışlanma dilemişti ve bu tövbesi mağfirete nail olmasını sağlamıştı...

 

          

 

"Allah'ı Tanıyalım" videoları

Ahmed Bâki

8 Şubat 2007

Web sitemizde, uzun zamandır arzu ettiğimiz yeni bir hizmeti başlatmak nasip oldu Allah'ın izniyle! Ahmed Hulûsi'nin 1990'lı yılların ilk yarısında kaydedilen 16 kasetlik video sohbetleri yanısıra, değişik zamanlardaki konferanslarını, 2005 yılı Expo TV kayıtlarını, İnsan ve Din kitabında yeralan yazılar ile en son yazılarının videolarının tamamını artık web sitemizden online olarak izleyebilir, dilerseniz video veya ses dosyası olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Başka hiçbir yerde bulamayacağınız açıklıkla dile getirilmiş bu bilgiler, Allah'tan bizlere bir bağıştır! Değerlendirebilene dünyada büyük bir ihsandır!

Bu ilmin önemi, her geçen gün daha çok insan tarafından farkedilmekte ve onun için daha çok insan bu paylaşıma katılmaya gayret etmektedir... Allah; Rasûlü ile amaç birliği içerisinde yaşayanlardan olabilmeyi kolaylaştırsın bizlere... Koşulların, farkedemediğimiz bir hızla değiştiği yaşadığımız zamanda, bu bilgilerin daha çok düşünen insana en kısa zamanda ulaşabilmesi, bizim dileğimiz.... Emeği geçen, değerlendiren ve değerlendirilmesine vesile olan herkese Allah'tan daha nice güzelliklerin ihsanını niyaz ederek, "Uyanış" isimli örneğine yukarıda yerverdiğimiz bu çalışmaların tümünü "Videolar" bölümünde sizlere takdim ediyoruz...

 

          

 

Yazılarımıza yerveren birkaç yayın

Ahmed Bâki

1 Şubat 2007

Geçtiğimiz aylarda "İnternet Paylaşımları" başlığıyla web sitemizdeki yazılarımızın, Amerika'dan, Malezya'ya, Avustralya'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne kadar yurtdışındaki değişik yerlerden yayın yapan birçok web sitesinde yeraldığından, hatta bazı İngilizce forumlarda tartışılmaya başlandığından bahsetmiştik. Bu ayki blogumuza da, benzer şekilde kitaplarımız ve sitemizdeki yazılarımıza yer veren birkaç yayını hatırlatarak başlayalım.

2003 yılından itibaren sitemizde "Editörden" ve  "Dini Anlamada Reform" başlığı altında yerverdiğimiz yazılarımız, zaman zaman blog ve diğer sayfalardan alıntılar beraberinde Erzurum Gazetesi'nde yaklaşık bir yıldan beri Cuma günleri yayınlanmaktadır. Gazetenin web sitesinde "Yazarlar" bölümünden bu yazılara ulaşabilirsiniz.

Dubai'den sonra faaliyetlerini Dünyanın iki farklı noktasına, Singapur ve Chicago kentlerine kadar genişleten "Mesleki Gelişim ve Eğitim" firması Intekworld, aylık bülten olarak üyelerine sunduğu Kişisel Gelişim e-Dergi'sinin Spiritual Corner (Maneviyat Köşesi) bölümünde, sitemizdeki Giz'li Gülşen ve Holografik Evren kitaplarının İngilizce çevirilerini bölümler halinde yayınlamaya devam etmektedir.

Yazılarımıza yer veren diğer bir yayın ise İstanbul çıkışlı yaşam ve kültür dergisi Zeck. Derginin 2006 yılı Eylül-Ekim ve Kasım-Aralık sayılarında yeralan yazıları, tarihlere tıklayarak okuyabilirsiniz.

Herkes için daha güzeli arzu edenler ve paylaşmanın hazzına varanlarla birlikte, umarız bu paylaşımlar amaç birliği içerisinde yaygınlaşarak devam edecektir.

 

          

67615 kez okundu.

Şubat 2007

 

arkadaşıma gönder | favorilerime ekle | açılış sayfam yap

1994-2007 ® Ahmed Bâki'nin Tasavvuf ve Bilim Web Sitesi
3.000'den fazla web sayfasında sunulan tamamı ücretsiz kitaplar, kitapçıklar, sesli kitaplar, e-book'lar, sesli ve görüntülü sohbetler, çeviriler, seslendirmeler ve ayrıca sürekli eklenen güncel yazılarla tüm insanlarla karşılıksız paylaşım.
© Yayınlarımızın telif hakkı yoktur. Orijinaline sadık kalmak koşuluyla yazar ve kaynak belirterek her yoldan çoğaltılabilirler.