English | Türkçe

 

"Tasavvuf ve Modern Bilimin açıklamaları ışığında
düşünsel derinliğiyle İslâm Dini..."

 
 

Yazar Hakkında

Temel Bilimler ve Mühendislik dallarında Türkiye'de ve Amerika'da eğitim gördü. İnternet sitesi yanısıra, "Bilim ve Teknik", "Ultra" ve "Popüler Bilim" gibi dergilerde makaleleri yayınlandı.

Ben Bu Cihana Sığmam

Ahmed Bâki

24 Nisan 2009

Gönül Ehlinden sayfalarımızda "Bende Sığar İki Cihan" başlığıyla tamamını bulabileceğiniz, günümüzden yaklaşık altı yüzyıl önce "Nesimi" hazretlerinden dile gelen dizeleri, bilebildiğimiz kadarıyla, Tasavvuf ve Bilim bakışıyla değerlendirmeye ve anlamaya çalışalım bu yazıda. Seyyid Nesimî hazretleri, bu muhteşem dillenişte, "ben" diyerek işaret ettiğimiz "zat"ın özelliklerini, insan bilincini evrenselliğe yönelten coşkulu bir tarzda, benzetme ve karşılaştırmalarla —bu suretle hem teşbih hem tenzihi bünyesinde barındıran "tevhid" lisanıyla— anlatır. Böylece insana kendi hakikatinin farkında olmasının kapılarını açar. Nesimî'nin, ikiliği ortadan kaldırarak her şeyi içselleştiren ve zatında gören "ben" tarifi, hiç bir şeyle kayıtlı olmayıp, bütün tanımlamaların ötesindedir. Bu bir bakıma, "yerlere ve göklere sığmam, mümin kulumun kalbine sığarım" kudsi hadisine tam kalp ile şüphesiz imanın dillenişidir. devam

Mârifetnâme'de "Evrim" Açıklaması

Bir çok yerde olduğu gibi Türkiye’de de, nedendir bilinmez Darwin’e atfedilen evrim teorisi aslında Darwin’in söylediklerinden farklıdır. Örneğin Darwin hiçbir zaman "insan maymundan gelmiştir" dememiştir. İnsan ve maymunun tarih sürecindeki gelişimlerine bakılınca, milyonlarca yıl öncesinde yaşamış olan ortak bir atadan geldikleri teorisini ileri sürmüştür. Buna göre, aradan geçen milyonlarca yıllılık süreçte bu ortak atanın bazı üyelerinin genlerinde tamamen şansa bağlı olarak bazı değişiklikler ortaya çıkmış ve onları diğerlerinden farklı kılmıştır. Zamanla bu değişikliklere yenileri eklenmiş, ortam şartları nedeniyle ortaya çıkan doğal ayıklanma sürecinin de eklenmesi ile bu değişiklikler bugün bildiğimiz primatların ortaya çıkmasına neden olmuştur. devam

Ahırete İman: Niçin ve Nasıl?

"Ahıret", ölüp yok olup sonradan dirilmeye mi, yoksa şu anki bilincimizin sonsuz yaşamına mı işaret etmektedir? Herşeyi öteye atma, dışımızda arama şartlanmamız yüzünden, ölümötesi "yaşamı" dahi dışımızda sanıyoruz. Uzaklara atıp, "peygamber" varsaymışız! Öteye atıp, "tanrı" edinmişiz; ardından yönelimlerimizin ötedekine gittiğini sanmışız. Bunlardan kurtulduğumuzu sanıp, "dışsalımız"dan kurtulamamışız. "Haram"ı dışımızdaki nesne sanıp, "içimizdeki arzu" olduğunu anlamamışız! Ahıreti, ötede, uzaklarda, daha sonra başlayacak bir yaşam gibi kurgulayıp, "bilincimizin sonsuz yaşam özelliğine" işaret edildiğini farkedememişiz. Gaybı, ötemizdeki bilinemez sanıp, herşeyimizin "kendi gaybımızdan" geldiğini anlayamamışız. devam

İslâmiyet ve bilim aynı şeyi söylemekte olup arada yalnız isim farkı vardır. Bilim adamlarının, bilimin ve deneylerin meydana çıkardığı hakikatler olan sözlerine itiraz edilmez, isim değiştirilip kabul edilir.

—Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri

Karşılıksız Paylaşım

Ücretsiz online kitap ve yazılar

Bu sitede paylaşılan bilgiler, Allah Rasûlü Hazreti Muhammed (aleyhisselâm)'ın açıkladığı Din ve onun esası olan Allah inancının, Tasavvuf ilmi ve Modern Bilimler ışığında değerlendirilmesine hizmet amacıyla sunulmaktadır. Orijinaline sadık kalmak koşuluyla paylaşılması serbesttir.

 
 

arkadaşıma gönder | favorilerime ekle | açılış sayfam yap

1994-2009 ® Ahmed Bâki'nin Tasavvuf ve Bilim Web Sitesi
© Bu sitedeki yayınlar telif hakkı olmayan ve kâr amacı gütmeyen çalışmalardır. Tamamına koşulsuz olarak ulaşabilir, alıntı yapabilir ve yeniden yayınlayabilirsiniz.