|
"Allah"
bilinciyle
başlarım!. Kelime
anahtarları, eğer beyinde düşünce kilitlerini açabilirse, insan tefekkür
âleminin sonsuzluğuna kanat çırpar. Esasen,
sonsuzluk için varolan insan, ya şuur boyutunda kendisini tanıyıp
"Sonsuz"a ayna olma huzur ve saadetini yaşayacak;
ya da ilim ve idrak yetersizliği sebebiyle kemâlini şartlanmalara
bırakmış bir halde, "ben bir maddeyim" vehmi ile
hücre
batağında
mahvolacaktır !. Özellikle
1968-69-70 yıllarında kâğıda geçirdiğimiz bu sözler, şayet üzerinde
ağırlıklı olarak durulur ve önyargısız bir şekilde değerlendirilirse,
yepyeni ufuklara ve hedef tespitlerine
vesile
olabilecektir. Okuyacağınız
cümlelerin çok
büyük bir kısmında,
ikiden fazla
manâ mevcuttur. Hatta
tasavvufla ilgilenenler, pek çok mertebeden değişik anlamları bu satırlarda
bulabilirler. Dostlarıma
tavsiyem odur
ki, bu satırları okurlarken.... Elden
geldiğince kendilerini,
kelimelerin
manâ denizine
salıvereler. Ne
anlam çıkartırlarsa çıkartsınlar, bununla yetinmeyip, daha değişik
manâların da
olabileceğini
düşüneler. Zahirden
- bâtına, bâtından
- ahadiyet hakîkatlarına kadar
her boyuta işaretlerin satırlar
arasına gizlenmiş
olduğunu bileler. Ve
nihayet kendilerine ulaşan kelimelerin "DOST'un SESLENİŞİ"
olduğunu hissetmeye gayret ederler. Biline
ki Dostum... Halktan
alıp halka satanlardan, değil; Hak'kın
bağışını ulaştıranlardanız, Elhamdulillah!..
AHMED HULÛSİ |