|
Daha
önce de belirtmiş olduğumuz üzere, CİNler, yapılarının
da kendilerine verdiği avantaj dolayısıyla, çeşitli şekillerde
insanlarla bağlantı kurmakta ve çoğu zaman da bu bağlantı
sonunda onları kendilerine tâbî bir hâle getirmektedirler!... Ancak
insanlar pek çok olayda tesbit ettiğimiz üzere, durumlarını
gizlemekte; böylece mahcûbîyetten korunmak, zor duruma düşmemek
ve alaylara muhatap olmamak gayesiyle, bu bağlantıdan hiç bir
zaman söz etmemekte; hattâ çok zaman da bu durumlarını inkâr
etmektedirler... Çünkü, bu ilişkiler ortaya çıktığı zaman,
onlar hem çevrelerine karşı mahcup bir duruma düşecekler, hem
de CİNlerle uğraş verme yolunu bilmeyen insanların vereceği
yanlış öğütlerle kendi felâketlerine yol açacaklardır... Nitekim
daha önce de vermiş olduğumuz üzere, Kur`ân-ı Kerim`de,
CİNlerin insanları kendi kayıtları altına almaları ve
onları âdeta kendilerine tâbî birer robot şeklinde kullanmaları
şu âyette çok açık bir biçimde anlatılmaktadır: "O
GÜN Kİ, ("ALLAH")
ONLARIN HEPSİNİ TOPLAYACAKTIR (ve şöyle hitap
edecektir): -EY
CİN CEMAATİ, İNSANLARIN EKSERİYETİNİ YÖNETİMİNİZE
ALMAK KAYDINA DÜŞTÜNÜZ HA!.."
(6/128) CİN
adı verilen, insanın, varlığını beş duyusuyla tesbit edemediği
yaratıklar, insanları iki yoldan kendilerine bağlamaya çalışmaktadırlar... A)
Kendilerini o kişiye resmen bildirerek... B)
Kendilerini o kişiye hiç bildirmeden ve farkettirmeden... Kendilerini
temas kurdukları insana bildirmeleri hâlinde, o kişiyle bağlantıları
iki yoldan olmaktadır: a)
İslâmi amaçlar görüntüsü altında... b)
İslâm dini dışındaki yollar görüntüsü altında . Kendilerini
hiç farkettirmeden bir insanla bağlantı kurmaları hâlinde de
gene bu iki yol geçerlidir... Yani, ya; a-Kişinin
İslâm’a olan yakınlığını istismar ederek... Ya
da; b-Kişinin kendi dinine ve din anlayışına göre humanist (insancıl) fikirler öne sürerek o kişiyi kendi yollarına sürüklemektedirler... * * * |